Bilimsel AraŞtırma Yöntemleri Dersi Örnek Makale Önerim

MESLEK LİSESİ BİLGİSAYAR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN UZAKTAN EĞİTİME YÖNELİK GÖRÜŞLERİ

 

Ahmet GÖKDAŞ

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi

a.gokdas@gmail.com

 ÖZET

Bu çalışmanın temel amacı, meslek lisesi bilgisayar bölümü öğrencilerinin uzaktan eğitime yönelik tutum ve düşüncelerinin yapılan eğitimle birlikte nasıl ve ne kadar değiştiğinin incelendiği bir anket çalışmasının sonuçlarını paylaşmaktır. Yapılan ilk testin sonuçlarına göre öğrencilerin yaklaşık %90-92 si uzaktan eğitimle ilgili herhangi bir bilgiyi bilmediği, geleneksel eğitimi kendilerine daha çok yakın gördükleri, uzaktan eğitimi gereksiz gördükleri ve geleneksel eğitimle daha etkili bir öğrenme sağlanacağına dair görüş ortaya koymuşlardır. Uzaktan eğitimle ilgili bilgilendirme eğitiminden sonra öğrencilerin yine çok büyük bir kısmı bu sefer tam tersi görüşler sunabileceği, öğrencilerin son olarak imkân olduğu takdirde uzaktan eğitimi geleneksel eğitime rahatlıkla tercih edebileceklerine dair görüş sunacakları tahmin edilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Uzaktan eğitim, Öğrencilerin görüşleri, E-öğrenme

GİRİŞ

 

Uzaktan eğitim 19. Yüzyılın sonlarına doğru başlayan ve 20. Yüzyılın sonlarına doğru gelişen teknolojiyle birlikte toplumlarda yaygınlaşan eğitim biçimidir. Bu eğitim biçimi insanlar tarafından açık öğretim, uzaktan eğitim, e-öğrenme, web destekli öğretim ve internet tabanlı öğrenme gibi farklı şekillerde adlandırılmaktadır. Sıklıkla kullanılan uzaktan eğitim tanımlarından biri Keegan (1986) tarafından, öğrenci ile öğretenlerin çoğunlukla ayrı mekânda olduğu, e-öğrenme ortamlarının ve elektronik teknolojilerin çift yönlü iletişim kurmak amacıyla senkron ve asenkron şekilde kullanıldığı ve daha çok bireyselleştirilmiş öğrenmenin gerçekleştiği eğitim sistemi olarak tanımlanmıştır.

Günümüzde uzaktan eğitim en çok bireylerin zaman kısıtlılığı, gelişmekte olan toplumlardaki eğitim talebinin artması sebebiyle cazip hale gelmiştir. Bireylerin yaşam boyu öğrenmeye karşı istekli oluşu, mesleki kademelerin artışının daha fazla eğitim gerektirmesi ve teknolojiyle bütünleşmesi sayesinde uzaktan eğitim günden güne daha fazla seçilme yoluna gitmektedir.

“Türkiye de açık ve uzaktan öğrenme ile eğitim ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığı ülkeler arasındadır. Her ne kadar yeni açılan üniversiteler talebi bir ölçüde karşılamaya yardımcı olsa da yılda ortalama 300.000 – 400.000 öğrenci açık ve uzaktan öğrenme sistemine kayıt olmaya devam etmektedir. 2010-2011 öğretim yılında yükseköğretim kurumlarına kayıtlı üç milyondan fazla öğrencinin %50’ ye yakını açık ve uzaktan öğrenme yoluyla eğitim almaktadır. Türkiye’ de 2009-2010 akademik yılında 35 üniversite açık ve uzaktan öğrenme imkânı sunmaktadır. Bu üniversitelerin üçte ikisi (2/3) devlet üniversitesidir. Anadolu Üniversitesi 43’ü ön lisans, 12’si lisans, 1 lisans tamamlama ve 4 yüksek lisans olmak üzere 60 programla en fazla açık ve uzaktan öğrenme imkânı sağlayan üniversitedir. Anadolu Üniversitesi’ni Sakarya Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Ahmet Yesevi Üniversitesi takip etmektedir. ” (Özkul & Aydın,2010)

Gelişen teknolojiyle beraber uzaktan eğitime olan talep artmaktadır. Fakat her yerde olduğu gibi elektronik ortamlarda da bireyler birtakım sorunlar yaşamakta olup bu sorunların bireylerin uzaktan eğitime karşı görüşlerini de etkilemektedir. Bazı çalışmalarda öğrencilerin olumlu bazılarında ise olumsuz görüşlere sahip oldukları belirtilmiştir. Örneğin Ural (2007) doktora öğrencileri üzerinde yaptığı bir çalışmada, öğrencilerin uzaktan eğitime doğrudan veya dolaylı bir biçimde olumlu fikir ve izlenimlerinin olmadığını tespit etmiştir. Farklı bir çalışmada Ağır, Gür ve Okçu (2008) ise devlet ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerin uzaktan eğitim veya e-öğrenme yoluyla yapılan çalışmalara yönelik tutumlarının daha ılımlı olduğunu ortaya koymuşlardır.

Bu çalışma ile öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin yapılacak eğitim öncesi ve sonrasında nasıl bir şekilde değiştiğini tespit ederek literatüre yeni bir çalışma daha kazandırmak amaçlanan hedefler arasındadır.

AMAÇ VE ARAŞTIRMA SORULARI

Bu çalışmanın temel hedefi meslek lisesi bilgisayar bölümü son sınıf öğrencilerinin uzaktan eğitime yönelik bakış açılarını incelemektir. Bu hedef doğrultusunda şu araştırma sorularına cevap aranmıştır:

  1. Öğrenciler uzaktan eğitim biçiminde yürütülen bir programa kayıt olmak isterler mi?
  2. Öğrencilerin geleneksel eğitimle uzaktan eğitim arasındaki farka dair görüşleri nelerdir?

 YÖNTEM

Bu araştırma nicel araştırma yönteminin deneysel boyutunda yer alan tek denekli araştırma yöntemi kullanılarak bir anket çalışmasıyla gerçekleştirilecektir. Uygulama öncesi ve uygulama sonrası olmak üzere ilk ve son testler uygulanacaktır.

Evren ve Örneklem

Bu çalışmanın evrenini Türkiye’deki tüm meslek liselerinde bulunan bilgisayar bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Crasswell (2008) bu tür anket çalışmalarında (.05 güvenirlik düzeyinde) 360 ve üzeri sayıda bireylerden toplanan verilerin evrenin genelini temsil edebileceğinden bahsetmektedir. Bu çalışmada ‘kolayda örneklem’ yöntemi seçilmiştir. Bu bağlamda, Erzurum Atatürk Endüstri Meslek Lisesi, Erzurum Kazım Karabekir Endüstri Meslek Lisesi, Erzurum Anadolu Ticaret ve Meslek Lisesi bilgisayar bölümünde okuyan öğrencilerden veri toplanmıştır. Böylece araştırmanın örneklemi 457 kişiden oluşmuştur.

 

Veri Toplama Aracı

Verilerin toplanması için bir anket geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Ankette yukarıda sıralanan araştırma soruları katılımcılara sunulmuştur. Anket toplam 17 sorudan oluşmakta ve öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutum ve düşüncelerinin geniş kapsamlı ve detaylı bir şekilde sorgulayacak şekilde oluşturulmuştur.

Verilerin Toplanması ve Analizi

Araştırmada elde edilen bilgiler SPSS 12.0 programı sayesinde yorumlanmış ve analiz edilecektir. Ayrıca öğrencilerin uzaktan eğitime karşı ilgi ve tutumlarını ölçmek amacıyla aritmetik ortalama ve standart sapma hesaplamaları yapılacaktır. Çalışma Kasım 2012 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Anketler Milli Eğitim Müdürlüğünden izin alınarak okullarda dağıtılmış ve uygulanmıştır. Öğrencilerden sorulara cevap vermeleri istenmiş ve bu şekilde ilk test uygulanmıştır. Aradan geçen bir hafta sonrasında öğrencilere uzaktan eğitimle ilgili okullarında üç aşamadan oluşan seminerler verilmiştir. Bu adımın en önemli aşaması olan uzaktan eğitimi anlatan powerpoint sunumu yapıldı. Ardından Adobe Connect Pro yazılımıyla öğrencilerin uzaktan eğitim ortamını yaşamaları için öğretmenleri tarafından o haftanın ders konusu olan “SQL komutları” bu yazlımı üzerinden işlendi.

Seminerin 1. Aşamasında yapılanlar

Öğrencilere;

•             Uzaktan eğitim nedir?

•             Neden uzaktan eğitim?

•             Uzaktan eğitim nasıl yapılır?

•             Uzaktan eğitimin kullanım alanları

Konuları sunuldu. Ardından uzaktan eğitim hakkında genel bir özetleme yapılarak soru-cevap kısmına geçildi. Burada en çok sorulan sorular:

1.            Örgün eğitime rağmen neden uzaktan eğitimi seçmeliyim?

2.            Uzaktan eğitim maliyet olarak pahalı mı?

3.            Uzaktan eğitim sonunda alınan diplomalarla örgün eğitim sonunda alınan diplomalar arasında bir fark var mıdır?

4.            Uzaktan eğitim yoluyla dersler nasıl işlenmektedir?

Şeklinde oldu ve gerekli cevaplar verilerek hedef kitlenin merakları giderildi.

Canlı sınıf uygulamasını yürütürken gerekli olacak ders konusunun Powerpoint sunusu ders öğretmenlerinden biri olan Namık Acar’la beraber hazırlandı. Daha sonra canlı sınıf uygulamasını gerçekleştirmek üzere Adobe Connect Pro Meeting platformuna giriş yapıldı.

Birinci adımda; sunum 40 dakika, soru cevap kısmı 20 dakika, özetleme 10 dakika olmak üzere toplamda 70 dakika sürdü.

Seminerin 2.aşamasında yapılanlar

Canlı sınıf uygulaması sırasında hedef kitlenin uzaktan eğitimi birebir yaşamaları amacıyla dersin hocası başka bir ortamdan derse bağlandı.

  • Ders hocası hazırladığı sunuma bağlı kalarak ve programda (Adobe Connect Pro Meeting) mevcut olan beyaz tahta özelliğini kullanarak dersi yürüttü.
  • Dersin yürümesi ders hocasının konuyu anlattıktan sonra öğrencilerden benzeri bir örnek istemesiyle devam etti.
  • Ders hocasının konuyu bitirmesiyle canlı sınıf uygulaması sonlandırıldı.
  • Canlı sınıf uygulamasıyla ilgisi soru cevap kısmına geçildi.

Bu soru cevap kısmında ise canlı sınıf uygulaması ile ilgili hedef kitlenin sorularına cevap verildi. Hedef kitlenin yönelttiği sorular genel olarak şu şekildeydi:

1.            Uzaktan eğitimin uygulanması hep bu yöntemle mi gerçekleştirilmektedir?

2.            Bu programı (Adobe Connect Pro Meeting) hangi alanlarda kullanabiliriz?

3.            Bu programın kullanım haklarına sahip olabiliyor muyuz?

4.            Programın her yönüyle öğrenebileceğimiz bir kaynak mevcut mudur?

İkinci adımda: Canlı sınıf uygulaması 20 dakika, soru-cevap kısmı 20 dakika sürdü. Bu sorulara gerekli cevaplar verildikten sonra üçüncü adıma geçildi.

Seminerin 3.aşamasında yapılanlar

Bu aşamada öğrencilere son test uygulandı. Yapılan son test ilk testin aynısı olmakla beraber amaç öğrenci fikir değişiminin ne ölçüde ve nasıl gerçekleştiğini gözlemlemektir. Bu aşama ise 10 dakika sürmüştür.

KAYNAKÇA

Ağır, F., Gür, H. Ve Okçu, A. (2008) Özel okullarda ve devlet okullarında çalışan ilköğretim öğretmenlerinin uzaktan eğitime karşı tutumlarının belirlenmesi. The 8th International Educational Technology Conference, IETC 2008 Proceedings (370-375), May 6th – 9th 2008, at Anadolu University in Eskişehir.

Crasswell, J. W. (2008). Research Design : Qualitative, Quantitative, and Mixed Methods Approaches. Thousand Oaks : Sage

Keegan, D. 1986. The foundations of distance education. London: Croom Helm.

Özkul, A.E., Aydın, C.H (2011). Öğrenci Adaylarının Açık ve Uzaktan Öğrenmeye Yönelik Görüşleri.

Ural, O. (2007). Attidues of graduate students toward distance education, educational Technologies and independent learning. Turkish Online Journal of Distance Education 8(4)

Reklamlar

29 TL’ye Windows 8 Sahibi Olun

26 Ekim tarihinde piyasaya sürülen Windows 8‘i dünyanın dört bir yanında birçok PC sahibi kullanmaya başladı bile. Bunda Microsoft’un 2 Temmuz 2012 tarihinden itibaren satın alınan Windows 7 yüklü bilgisayarlara promosyon kodu gönderiyor olmasının etkisi de oldukça fazla.

Eğer siz de 2 Temmuz’dan itibaren Windows 7 yüklü bir bilgisayar satın aldıysanız, bu adrese gidip Windows 7’nin ürün anahtarını onaylatarakWindows 8 Professional Edition‘a yalnızca 29 TL ödeyerek sahip olabilirsiniz.

Sayfaya girdiğinizde ise karşınıza bir formun geldiğini ve bu formda adınız soyadınız, bilgisayarı nereden ve ne zaman satın aldığınız gibi bilgileridoldurmanız gerektiğini hemen farkedeceksiniz.

İşte Microsoft‘un bu promosyon kodu formu beyana dayalı olduğundan ve her kullanıcı için tek tek kontrol yapılmadığından dolayı bazı bilgisayarlardaInternet Explorer 9 ya da 10, bazı bilgisayarlarda ise Opera adlı tarayıcıyı kullandığınızda form size ürün anahtarını sormadan direkt olarak promosyon kodunu gönderebiliyor.

Bu sayede birçok kullanıcı şu anda 29 TL karşılığında Windows 8’ine kavuştu bile. Microsoft‘tan konuyla ilgili herhangi bir yaptırım uygulanmadı. Hatta herhangi bir açıklama dahi yapılmadı.

Fakat burada dikkat çeken kısım, herkesin istediği gibi promosyon koduna sahip olamıyor oluşu. Hatta bazı Windows 7 sahipleri bile ürün anahtarlarını girmelerine rağmen promosyon koduna erişemiyorlar.

Bazı kullanıcılar ise eski Windows 7 ürün anahtarlarını onaylatarak 29 TL’ye Windows 8 sahibi olabilirken, formun özellikle Internet Explorer üzerinden ürün anahtarı dahi sormaması oldukça ilginç.

Sonuç olarak Windows 7 sahibi olsanız da olmasanız da, yukarıda verdiğimiz linki kullanarak promosyon kodunu almayı deneyebilir ve şanslıysanız 29 TL karşılığında Windows 8 Professional Edition sahibi olabilirsiniz.

DOLU DİZGİN BİR İNTERNET : WEB 3.0

Nereden nereye..Pasif bir internetten, tüm kontrolü internete devrettiğimiz aşamalara gelindi.Eskiden (Web 1.0) ile web siteleri pasif şekilde çalışırdı.Yani site yöneticisi ne isterse ne yüklerse görmez bilmez kabul ediyorduk..Yoktu öyle yorum yapayım,resim ekliyim,sitenin görünümünü kendime göre düzenliyim felan 🙂 ..Tam böyle bir web deneyimi yaşarken Web 2.0 ‘ a geçtik..Artık kullanıcıya yavaş yavaş odaklanan siteleri görmeye başladık.Web 2.0 la birlikte siteler yöneticiler ve kullanıcılarla beraber şekillenmeye başladı.Bu sayede daha etkileşimli ve bence daha önemlisi tasarımsal açıdan daha estetik siteler ortaya çıktı.Günümüz teknolojisi olan Web 2.0 ‘ a en iyi örnek facebook olsa gerek.

Kullanıcının kendine göre işlemler yapabildiği,multimedia (resim,müzik,video,metin) aktarımı veya kısmen kendine göre şekillendirdiği siteler görüyoruz artık.Temel geliştirmelerin yazılımcılar tarafından yapıldığı, diğer eklentilerin yöneticinin kontrolünde eklenip çıkarılabildiği siteler çoğalmış durumda…

Peki WEB 3.0 (Semantik Web) Nedir ?

Diğer adıyla Semantik Web olan bu yeni teknoloji tüm dengelerin değiştiği bir teknolojidir.Yani işin içine yapay zeka giriyor.Yapay zekayla birlikte internetin insanlar gibi düşünebilmesinin önü açılmış olacak.Hatta açılmaya başladı dersek daha uygun olur.Web 3.0 ile cihazlar arası etkileşim sayesinde insanların düşünceleri okunabilecek ve cihazlarla artık karşımızda insan varmış gibi etkileşim içine gireceğiz.Biraz somutlaştırmak gerekirse iPhone 4S serisiyle beraber gelen Siri asistanı Web 3.0 ‘ a örnek verilebilir.Mesela Siri’ye “bana en yakın restorantı söyleyebilir misin ?” tarzında sorulara cevap verebilen yani dilimizden anlayan yapı karşımıza çıkıyor.Hatta Siri’ye sorulan ”Dünyanın en iyi telefonu nedir ? ” sorusuna “Nokia Lumia 900” cevabını vermesi tamamen kullanıcıların görüşlerini dikkate aldığını göstermektedir.Yoksa iPhone mühendisleri o cevapları kendileri oluşturmuş olsaydı tabi ki o soruya cevap olarak “Şu an elinizde bulunan telefon dünyanın en iyisi” diye bir cevap kaydederlerdi..Nitekim daha sonra iPhone mühendisleri kendi telefonlarının dünyanın en iyi telefonu olarak Lumia 900 ü göstermesi karşısında Siri’nin verdiği cevaba müdahale ederek “Dünyanın en iyi telefonu şu an elinizdeki ” şeklinde değiştirmesiyle beraber Siri’nin Web 3.0 tabanlı yapısını Web 1.0 a çevirmişler gibi oldu.Bırakın cihaz Web 3.0 yapısıyla çalışsın 🙂

Şöyle toparlayacak olursak Web 3.0 la beraber internet dünyasında çok önemli değişiklikler meydana gelecek.Mesela internet bizi anlayacak dedik,belirli saatlerde haber sitesini açıp okuyorsak cihazlar bunu bizim yerimize otomatik olarak yapacak.Bir bakacağız ki o saat geldiğinde haber sitesi otomatik olarak açıldı.Kısacası web bundan sonra akıllanacak, uslanacak ve bizi öğrenecek…Başka yazılarda buluşmak dileğiyle sözlerime burda son veriyorum..